Anne Yarası
Kendi güç ve kaynakları ile bağlantısı olmayan kadınların yetiştirdikleri kız çocukları "degersizlik" duygusunu kolaylıkla içsellestirebilirler. Kendinden memnun olmayan, yetersiz hisseden her adın kızlarına bunu eleştiri, yargılama, duygusal bakıcılık ihtiyacı ve yoksunluk olarak yansıtır. Bu anneler kurban ve zalim rollerinde gidip gelirler. Yememiş yedirmiş, içmemiş içirmiş olsa da ruhsal olara
Program Hakkında
Kendi güç ve kaynakları ile bağlantısı olmayan kadınların yetiştirdikleri kız çocukları "degersizlik" duygusunu kolaylıkla içsellestirebilirler. Kendinden memnun olmayan, yetersiz hisseden her adın kızlarına bunu eleştiri, yargılama, duygusal bakıcılık ihtiyacı ve yoksunluk olarak yansıtır. Bu anneler kurban ve zalim rollerinde gidip gelirler. Yememiş yedirmiş, içmemiş içirmiş olsa da ruhsal olarak bakım sağlayamamıştır. Bu durum nesilden nesile aktarılır çünkü duygusal olarak anne olamamış kadın da aynı şekilde kendi annesi tarafından annelik görmemiştir.
Anne yarası; anne ile olan ilişkimizden çok daha fazlası olmakla birlikte, içerisinde çok farklı dinamikleri de barındırır. Anne yarası bireysel olduğu kadar kollektifi de etkileyen evrensel bir tanımdır. Her kız çocuğu annesini değiştirme ya da kurtarma gibi gerçekleşmesi imkansız bir role bürünür. Kendinden fedakarlık ederek annesinin yaşadığı acıları gidermeye çalışır. Bu da kız çocuğunun annesinin yaralarını kendi yarası gibi sahiplenmesine neden olur. Oysa ki bir kız çocuğunun annesine vereceği en büyük hediye miras aldığı acının simyasını şifalandırmasıdır. Anne yarası atölyesinde;
Köklerimizi şifalandırıp, gelecek için yeni olasılıklar açarız, Nesiller boyunca gelen yaraya "seni görüyorum" der, kadın atalarımızdan gelen aktarımsal döngüyü kırarız.
Anne yarası; anne ile olan ilişkimizden çok daha fazlası olmakla birlikte, içerisinde çok farklı dinamikleri de barındırır. Anne yarası bireysel olduğu kadar kollektifi de etkileyen evrensel bir tanımdır. Her kız çocuğu annesini değiştirme ya da kurtarma gibi gerçekleşmesi imkansız bir role bürünür. Kendinden fedakarlık ederek annesinin yaşadığı acıları gidermeye çalışır. Bu da kız çocuğunun annesinin yaralarını kendi yarası gibi sahiplenmesine neden olur. Oysa ki bir kız çocuğunun annesine vereceği en büyük hediye miras aldığı acının simyasını şifalandırmasıdır. Anne yarası atölyesinde;
Köklerimizi şifalandırıp, gelecek için yeni olasılıklar açarız, Nesiller boyunca gelen yaraya "seni görüyorum" der, kadın atalarımızdan gelen aktarımsal döngüyü kırarız.
Müfredat
01
1. Modül
4 bölüm
02
2. Modül
4 bölüm
03
3. modül
1 bölüm